İslâm düşüncesinin teolojik, ilmî, felsefî ve tasavvufî birikimi, insanın kendini tanıması ve geliştirmesi konusunda zengin imkânlar sunmaktadır. Bu çerçevede kitap, benlik üzerinde çalışmanın erdem etiği perspektifinden bakıldığında okul eğitiminin meşru ve hedeflenebilir bir amacı olup olamayacağını eleştirel bir biçimde tartışmaktadır. Erdem kavramı, eğitimin dolayısıyla İslâm din eğitiminin tamamlayıcı bir unsuru olarak değil, onu kuran ve anlamlandıran temel boyutlardan biri olarak ele alınmaktadır.
Kitabın giriş bölümünde insanın ahlâkî yapısına dair kuramsal tartışmalar merkeze alınmakta; bu teorik çerçeve, ilerleyen bölümlerde adalet, dürüstlük, merhamet ve dostluk gibi temel erdemler üzerinden daha somut ve uygulanabilir bir zemine taşınmaktadır. Böylece eser, ahlâkî gelişimi soyut ilkeler düzeyinde bırakmak yerine, eğitim süreçleriyle ilişkilendirilen pratik bir düşünme alanı açmayı amaçlamaktadır.
İslâm düşüncesinin teolojik, ilmî, felsefî ve tasavvufî birikimi, insanın kendini tanıması ve geliştirmesi konusunda zengin imkânlar sunmaktadır. Bu çerçevede kitap, benlik üzerinde çalışmanın erdem etiği perspektifinden bakıldığında okul eğitiminin meşru ve hedeflenebilir bir amacı olup olamayacağını eleştirel bir biçimde tartışmaktadır. Erdem kavramı, eğitimin —dolayısıyla İslâm din eğitiminin— tamamlayıcı bir unsuru olarak değil, onu kuran ve anlamlandıran temel boyutlardan biri olarak ele alınmaktadır.
Kitabın giriş bölümünde insanın ahlâkî yapısına dair kuramsal tartışmalar merkeze alınmakta; bu teorik çerçeve, ilerleyen bölümlerde adalet, dürüstlük, merhamet ve dostluk gibi temel erdemler üzerinden daha somut ve uygulanabilir bir zemine taşınmaktadır. Böylece eser, ahlâkî gelişimi soyut ilkeler düzeyinde bırakmak yerine, eğitim süreçleriyle ilişkilendirilen pratik bir düşünme alanı açmayı amaçlamaktadır.
Günümüz Türkiye’deki tasavvuf tarikatlarında (Rifâiyye, Kâdiriyye, Cerrâhiyye) icra edilen peygamber salavâtına özgü bir usûl biçimini ele alan özlü bir inceleme. Çalışma, melodi, ritim ve makamsal düzenlerin icra anında nasıl bedenselleştiğini (embodied theology) ve ses, nefes ile mevcudiyetin eşzamanlanması yoluyla nefis tezkiyesine, grub kimliğinin ve aidiyetinin oluşumuna nasıl katkıda bulunduğunu gösterir. Müzik kuramı, müzik sosyolojisi ve dinî ritüel pratiğinin kesişiminde yer alan disiplinlerarası bir çalışma.
İyi bir öğretim, iyi bir hazırlık gerektirir. Bu çalışma ve ders kitabı, İslam din eğitimi yöntemlerine ilişkin teori ve yaklaşımların sistematik bir genel görünümünü sunarak öğretmenlerin başarılı din dersleri planlama ve yürütmelerini sağlar. Derinlemesine alıştırmalar, bilgi kutucukları ve somut örnekler, öğretmenlerin ve öğrencilerin derslere hazırlanmasına ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.
Bu kitap, din eğitimi alanında çeşitli yaklaşımları ve estetik öğrenme süreçlerini teşvik edebilecek olan hikâye anlatımı, müzik, performans sanatları, film, görsel sanatlar, müzeler, Kur’an tilaveti ve kamishibai tekniği ile hikaye anlatımı gibi alanlardaki yeni perspektifleri ele almaktadır. Kitap, özellikle Müslüman çocukların ve gençlerin kültürel ve estetik eğitimine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Din eğitiminin yalnızca bilişsel yetiyi hedeflememesi, aynı zamanda bütüncül ve estetik bir eğitimi teşvik etmesi gerektiği yönündeki pedagojik ilkeyi esas almaktadır.
Hz. Muhammed, Müslümanlar için dinî pratiğe ve günlük yaşamda karşılaşılan durumlara rehberlik eden, örnek alınması gereken en güzel rol model olarak kabul edilir. Bu temel fikir, İslam din eğitimi bağlamında da O‘nun merkezi bir rol oynamasını gerektirir...
Bir Kur’an tilaveti konser salonuna uygun mudur? Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar birlikte ne söyleyebilir, ve bunu yaparken onları birleştiren nedir? Dinlerarası Bir Karşılaşma Olarak Şarkı Söylemek adlı kitap, “Trimum” dinlerarası müzik projesini belgeliyor ve okuru ses ile inancın yeni deneyimlerini keşfetmeye davet ediyor...
Tuba IŞIK, Cordula Heupts ve Bernhard König’in editörlüğündeki katkılar dört bölümde düzenlenmiştir: Temeller, İçerikler, Bağlamlar ve Ufuklar. Katkılar, teolojik tefekkür ile sanatsal pratiğin kesişiminde, dinî ifadenin yeni biçimlerini arayışa uzanan geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Kitap okuyucusunu, teolojik düşünüm ile sanatsal pratiği buluşturarak, dinî ifadenin yeni biçimlerini arayan zengin ve ilham verici bir yolculuğa çıkarır.
Peygamberlik konusu, tek tanrılı dinler bağlamında son derece tartışmalı bir temadır. Peygamberler, bu dinlerin her birinde önemli bir rol oynar ve onlara inanmak, farklı biçimlerde de olsa, her birinin inanç esaslarının bir parçasıdır. Bu eser, Hristiyanlık ve İslam perspektiflerinden peygamberlik konusuna dair sistematik-teolojik incelemelere odaklanmaktadır...
Bu eser, okullardaki din eğitiminde mezheplerarası ve dinlerarası iş birliği biçim ve yöntemlerine ilişkin güncel konuları ele almaktadır. Sistematik ve uygulamalı-teolojik bir bakış açısıyla öncelikle mezhepsellik kavramını incelemekte, ardından din eğitimiyle ilgili meseleleri, okullardaki pratik deneyimleri ve din eğitiminde iş birliğine dayalı öğrenme süreçlerinin imkânlarını tartışmaktadır...